Kriz sonrası kapanan tesislerden açığa çıkan, çok sayıda ikinci el makinenin Türkiye’ye de satılabilmesi için bu konudaki sınırlamaların kaldırılması adına Türkiye’ye baskılar yapıldığını söyleyen Başkan Dirin, “Böyle bir dönemde yapılacak değişiklik, Türk makine sektörü üzerinde yıkıcı etki yapar” dedi.
Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa R.Dirin ve Yönetim Kurulu Üyelerinin hazır bulunduğu kahvaltılı basın toplantısı; 11 Kasım 2009 Çarşamba günü Ankara Best Hotel’de gerçekleştirildi.
Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa R.Dirin önce Türk makine sanayisinin durumunu özetledi: “2000 yılından itibaren çok iyi bir gelişme gösteren, imalatını 11 milyar dolardan 20 milyar dolara, ihracatını da 1,3 milyar dolardan 9,4 milyar dolara çıkaran makine imalat sanayii sektörümüz, 2007 yılı ikinci yarısında hissedilmeye başlayan ve 2008 yılı ortalarından itibaren tüm sektörleri etkileyen ekonomik krizin etkisi ile önce duraklamış ve daha sonra sıkıntılı bir döneme girmiştir. 2008 yılında Eylül ayından itibaren imalatta aylık % 10-15 düzeyinde bir azalma yaşanmıştır. 2009 ilk 8 ayı ise hem imalatın, hem de ihracatın sürekli azaldığı bir dönem olmuştur. Bu dönemde sadece iç pazarda değil, dış pazarlarda da etkili olan kriz sonucu makine ihracatı % 28 düzeyinde azalmıştır. Aynı dönemde ithalatta yaşanan % 32 düşüş, ülkemizde yatırımlarda önemli bir azalma olduğuna işaret etmektedir. 2009 yılında imalattaki azalmanın ise %15–20 mertebesinde olabileceği tahmin edilmektedir”.
KAPASİTE KULLANIM ORANLARI YÜKSELMEDİĞİ SÜRECE YENİ YATIRIM YAPILMASI BEKLENMİYOR
Başkan Mustafa R.Dirin, özellikle son beş yılda, yurt içi ve dışında hemen tüm sanayi sektörlerinin iyi bir dönem yaşadığını, imalatlarını artırdığını ve gelecekte de iyi gelişmelerin devam edeceği görüşü ile yatırımlarını büyüttüğünü hatırlatarak, “Tüm dünyayı etkileyen kriz ve talepteki azalma hemen bütün ülkelerde ve bütün sektörlerde aşırı kapasitelerin oluşmasına neden olmuştur. Bu nedenle krizin etkileri giderilse de, kapasite kullanım oranları yükselmediği sürece önemli ölçüde yeni yatırım yapılması beklenmemektedir. Makine sektörünü etkileyen diğer bir faktör de, bu kriz döneminde her ülkede faaliyetlerini durduran firma sayısının önemli boyutta olmasıdır. Avrupa Birliğinde yayınlanan raporlarda da belirtildiği gibi, kapanan bu firmaların tesislerinde bulunan çok sayıda makinenin ikinci el makine pazarına sunulması, bu ülkelerde de yeni makine satışlarını etkilemektedir. Bu durum, bu ülkelere olan ihracatımızın artışını da engellemektedir” dedi.
“TÜRKİYE’YE İKİNCİ EL MAKİNA İTHALATINDAKİ SINIRLAMALARIN KALDIRILMASI İÇİN BASKI VAR”
Yeni makine satışlarındaki sıkıntıyı aşmak için Avrupa ülkelerinin çeşitli önlemler aldığını ifade eden Dirin bu önlemlerin bazılarını şöyle sıraladı: “Örneğin, İspanya’da Bask Bölgesi yönetimi, yeni makinelerle yapılacak yatırımlarda makine bedelinin % 30’unu nakit olarak sübvanse etmektedir. İtalyan Hükümeti yayınladığı kararname ile bir yıl süre için, yeni makinelerle yapılacak yatırımların bedelinin % 50’sinin takip eden 5 yılda oluşacak kardan düşülmesine imkân sağlamıştır. Bir taraftan kapanan tesislerin bünyesindeki makinelerin 2 el piyasasına sunulması, diğer yandan yeni makinelerle yapılacak yatırımlara mali destek sağlanması yeni bir durum ortaya çıkarmaktadır. Özellikle Avrupa ülkelerinde satılamayacak kadar çok miktarda ikinci el makine stoku oluşmuştur. Bunların hurdaya ayrılması, Avrupa Birliği’nin yeni direktifleri gereği pahalı bir işlemi gerektirmektedir. Aynı zamanda bu makinelerin hurdaya ayrılması büyük değer kaybına neden olmaktadır. Bunun çözümü ise stoktaki bu ikinci el makinelerin, Avrupa Birliği dışındaki ülkelere satılmasıdır. Bunu gerçekleştirmek için 3. ülkelere ve bu arada da Türkiye’ye ikinci el makine ithalatındaki sınırlamaların kaldırılması için baskı yapılmaktadır”.
“MAKİNA PAZARI ÜZERİNDE YIKICI SONUÇLARA NEDEN OLACAK GELİŞMELER YAŞANIYOR”
“Tüm bu olumsuzlukların yaşandığı dönemde ülkemiz makine pazarı üzerinde yıkıcı sonuçlara neden olabilecek gelişmeler yaşanıyor” diyen Dirin sözlerine şöyle devam etti: “Bilindiği gibi ithal rejimimize göre 10 yaşından büyük olmamak kaydı ile, bazı makinelerin ithalatı serbest bulunmaktadır. Gümrük Müsteşarlığımız aldığı bir karar ile 2010 yılı başından itibaren gümrüklerde 10 yaş denetimi yapmayacağını duyurmuştur. Dış Ticaret Müsteşarlığı ise daha önce yayınlanan listedeki makinelerin hemen tümünün yaşı ne olursa olsun, hiçbir merciden izin alınmadan ithalatını sağlayacak mevzuat değişikliği yapmaktadır. Ayrıca, çoğunun yerli imalatı olan çok sayıdaki makine için ise yeni bir liste oluşturarak bunların da yaş sınırı olmaksızın, Sanayi Odaları, Sektör Dernekleri, TOBB ve benzeri kuruluşlardan birisinden alınacak belge ile ithal edilmesini sağlamak istemektedir Bu gelişmeler, daha önce belirtildiği gibi, Avrupa pazarında biriken çok büyük sayıdaki ikinci el makinenin ülkemize getirilmesine yol açacaktır. Bu makinelerın Avrupa pazarını dahi olumsuz etkilediği açıklanan bir dönemde yapılacak bu değişiklik, Türk makine sektörü üzerinde yıkıcı etki yapacak, özellikle esasen yaşanan kriz dolayısıyla zor günler yaşayan ve dayanma gücü zayıf olan çok sayıda KOBİ’nin kapanmasına neden olacaktır”.
MİB’İN İKİNCİ EL MAKİNA İTHALATINA YÖNELİK ÖNERİLERİ
Başkan Dirin, “Makina İmalatçıları Birliği olarak kullanılmış makine ithalatına tümü ile karşı değiliz. Ancak tümü ile kontrolsüz ithalat yapılmasına karşıyız” diyerek ithalatta şu hususlara mutlaka uyulması gerektiğini kaydetti:
1. Yerli imalatı yeterli miktar ve kalitede olan makineler, kesinlikle ithal edilebilecek mallar listesinde yer almamalıdır. Bu listelerin oluşturulmasında MİB her türlü katkıyı sağlayabilir.
2. İthal edilecek 2. el makinelerin, ithal tarihi itibariyle uygulamada olan Avrupa Birliği teknik düzenlemelerine uyumlu hale getirilmiş olduğunu gösterir CE uygunluk beyanının ithal işlemleri sırasında gümrük yetkililerine ibraz edilmesi şart koşulmalıdır. Avrupa Birliği kurallarına göre de 3. ülkelerden ithal edilecek makinelerın, ithalat öncesi elden geçirilerek direktiflere uygun hale getirildiğinin belgelenmesi istenmektedir.
3. Avrupa Birliği’nin çeşitli konularda Türkiye’ye imkân sağlamayı tam üyeliğin gerçekleşmesine kadar ertelediği dikkate alınarak, tam üyelik gerçekleşinceye kadar 2. el makine ithalatında büyük ölçekte serbestleştirmeye gidilmemelidir.
4. Makinaların ekonomik ömrünün 10 yıl olduğu, dünyada kabul gören bir görüştür. Bu nedenle, 2. el makine ithalatında 10 yaş sınırı uygulaması devam etmelidir. Aksi halde ülkemiz bir hurda makine pazarı haline gelebilecektir.
5. İkinci el makine ithalatı, ihtiyacı olan sanayiciler tarafından yapılmalıdır. Sanayiciler kendi ihtiyacı için getireceği bu makineleri en az iki yıl süre ile üçüncü kişilere satmamalıdır. Ticari maksatla ithalat kolaylaştırılmamalıdır.
Tarih: 26.11.2009
Kaynak: www.haberortak.com
Haber Başlığı: Kontrolsüz İkinci El Makina İthalatı Sektöre Yıkıcı Etki Yapar